Arı Sütü Nasıl Üretilir | Arı Sütünün Faydaları

0
34

Arı sütü arıların üretmiş olduğu besin açısından en zengin maddelerdendir. Arı sütü 5-15 günlük yaştaki işçi arıların hypopharyngeal salgı bezlerinden salgılanan ve ana arı ile genç larvaların beslenmesinde kullandıkları bir gıda maddesidir. Beyaz-krem renkte, pelte kıvamında, kendine özgü kokusu ve ekşi-acı bir tadı bulunmaktadır.

Arı Sütü Nasıl Üretilir | Arı Sütünün Faydaları
Arı Sütü Nasıl Üretilir | Arı Sütünün Faydaları

Arı kolonisini oluşturan bireylerden ana arı ve işçi arılar aynı genetik yapıya sahip olmalarına karşılık, larva döneminde farklı oranda ve sürede arı sütüyle beslenmeleri neticesinde araların farklılıklar oluşmaktadır. Ana arılar, tüm larva ve ergin dönemlerinde arı sütü ile beslendiğinden yumurtalıkları ve spermatekaları (erkekten gelen spermayı depo ettikleri kese) çok iyi gelişmekte, günde 1500-3000 yumurta bırakmakta ve birkaç yıl bu üretkenliğini sürdürerek koloninin geleceğini yönlendiren en önemli bireyi olmaktadır.

Kraliçe arının bıraktığı yumurtalardan oluşan larvalar ilk 3 gün arı sütü ile 3. günden sonra ise bal ve polen karışımı ile beslenerek işçi arıları oluşturmaktadır. İşçi arılar 21 gün süren gelişim dönemini tamamladıktan sonra, oldukça küçük yapıda ve gelişmemiş, sadece kendisine verilecek olan görevi yerine getiren ve koloninin en büyük grubunu oluşturan canlılar haline gelirler. Arı sütü, depolanamadığından dolayı doğrudan kraliçe arı ve genç larvaların beslenmesinde kullanılır ve geleneksel bir arı ürünü değildir. Kraliçe arının sadece bu ürünü tüketerek işçi arılara göre daha uzun süre yaşaması ve daha iyi fiziksel özelliklere sahip olması insanları arı sütü hakkında araştırma yapmaya itmiştir.

Arı sütü uzun yıllardır çeşitli hastalıkların giderilmesi amacıyla insanlar tarafından kullanılmaktadır. Son yıllarda arı sütünün apiterapi alanında kullanımı da üretimini cazip duruma getirmiştir. Saf Arı sütünün üretimi ve korunması oldukça zordur. Üretici durumundaki arı yetiştiricilerinin bu konuda bilinçli olması tüketici haklarının korunması açısından son derece önem taşımaktadır. Dünyada arı sütünün üretim ve ticareti genellikle Çin, Japonya, Taiwan gibi Uzak Doğu ülkelerinde yapılmaktadır. Çin yılda 1000 ton arı sütü üretimi ile ABD ve birçok Avrupa ülkesinin arı sütü talebini karşılamaktadır. Türkiye’de ise arı sütü, 1990’lı yıllardan beri üretilmektedir.

Arı sütü Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri

Arı sütü yüksek viskoziteli ve akıcı kıvamdadır. Ayrıca karmaşık fiziksel ve kimyasal yapısına karşın oldukça homojendir. Rengi beje yakın sarıdır. Arı sütünün tadı ekşi ve kokusu keskin fenolik yapıdadır. Yoğunluğu 1.1 g/cm3 olup kısmı olarak suda çözünebilirdir. Toplanma yöntemine göre arı sütünde mum ve larva kalıntıları bulunabilir.

Asidik bir yapıda (pH 3.6-4.2) olan arı sütünün bileşiminde su, protein, şekerler, yağlar ve mineral maddeler bulunmaktadır. Taze arı sütünün 2/3’nü su, kuru ağırlığının önemli bir kısmını protein ve şekerler, azotlu maddelerin %73.9’unu proteinler oluşturmaktadır. Yapısında altı çeşit büyük protein ve dört adet glikoprotein bulunmaktadır. Azotlu yapıların %2.3’nü serbest aminoasitler ve %0.16’nı peptitler oluşturur.  Arı sütünün yapısında insanlar gerekli olan 29 aminoasit ve türevlerinin tamamı bulunmaktadır.  Bu amino asitlerin en önemlileri aspartik asit, glutamik asit, prolin ve lisindir. Arı sütünün içerisinde glikoz oksidaz, fosfataz ve kolinesteraz enzimleri ile insülin benzeri bir madde de yer almaktadır.

Arı Sütünün Yapısı

İÇİNDEKİLER MİNİMUM MAKSİMUM
SU %57 %70
PROTEİNLER Kuru ağırlığın %17’si Kuru ağırlığın %45’i
ŞEKERLER Kuru ağırlığın %18’i Kuru ağırlığın %52’si
YAĞLAR Kuru ağırlığın %3.5’i Kuru ağırlığın %19’u
MİNERALLER Kuru ağırlığın %2’si Kuru ağırlığın %2’ü

Arı sütünde bulunan şekerler yapı olarak bala benzemektedir. Bu şekerlerin %90’ını fruktoz ve glikoz oluşturur. Lipidler  ise arı sütünün önemli bir özelliğini yansıtır. Lipid türevleri serbest yağ asitlerinin %80-90’nı oluşturur. Lipidler çoğunlukla 8-10 karbon atomlu, kısa zincirli hidroksi yağ asitleri veya dikarboksilik asitlerden oluşmaktadır.

Arı sütü yapısında bulunan yağ asitleri ile steroller, larva döneminde endokrin sistemini, diğer protein ve lipidler de hücre çoğalmasını etkileyerek işçi ve ana arı arasındaki fizyolojik ve morfolojik farklılığa neden olmaktadır. Arısütü içerisinde Potasyum, Kalsiyum, Sodyum, Çinko, Demir, Bakır ve Magnezyum  gibi mineralleri içermektedir. Ayrıca arı sütü vitaminlerce zengin bir üründür içeriğinde A, D ve K vitaminleri bulunmamaktadır. Arı sütünde seks hormonları varlığının araştırılmasında günümüze kadar önemli bulgular ortaya konulmuştur. Yapılan araştırmalar arı sütünün seks hormonları üzerinde bir etkiye sahip olmadığını ortaya koymuştur.

Arı Sütünün Faydaları ve Fizyolojik Etklileri

Arı sütü ilk olarak insanları gençleştirici etkisiyle kamuoyuna tanıtılmıştır. Bu konu Avrupa’nın en yaygın ve popüler yayın organları ile desteklenmiştir. Arı sütünün 1-2 ay süreyle günde 200-500 mg dozda kullanılmasının olumlu etkiler yaptığı belirlenmiştir. Arısütü kullanan insanlar; sağlık sorunlarını giderdiğini, uyarıcı olarak vücut fonksiyonlarını harekete geçirerek genelde bir iyileşme, öğrenmede kapasite artışı, hafıza performansının ve kendine güvenin artmasını sağladığı bildirilmiştir. Ancak kronik ve tekrarlayan hastalıkların iyileştirilmesinde istenilen sonuçlar elde edilememiştir.

Arı sütü Nasıl Üretilir

Arı sütü, kraliçe arı yetiştirmek amacıyla kolonilerin uyarılması sonucunda elde edilmekte ve çok az bir yatırım gerektirmektedir. Ancak diğer arı ürünlerinin üretimine oranla daha fazla uzmanlık ve zaman isteyen bir iştir.

Kolonilerin Kraliçe arı değiştirmek veya oğul hazırlığı için yaptıkları doğal kraliçe arı memelerinden arı sütü elde edilebilir. Bu şekilde yapılan üretim sonucunda koloni başına 1-2 gramdan fazla arı sütü elde edilemez. Ancak iyi hazırlanan bir arı kolonisinden yılda bir kilogram arısütü elde edilebilir. Arı sütünün geniş çaplı üretiminde, ana arı yetiştirilmesinde kullanılan Doolittle yönteminin değişik bir şekli uygulanmaktadır. Bunun için kuvvetli arı kolonilerine, yüksük taşıma çıtalarına, balmumu veya plastikten yapılmış yüksük kalıplarına, ana arı ızgarasına, transfer kaşığına, hasad kaşığına, koyu renkli cam kaplara, buzdolabı ve derin dondurucuya gereksinim duyulmaktadır. Arı sütü çok çabuk bozulabilen bir madde olduğundan dolayı soğutma sistemi en önemli gereksinimdir.

Üretim kolaylığı açısından kovanlarda özel değişiklikler yapılabilir ve santrifüjlü ekstraktör kullanılabilir. Çevrede bal arılarının yararlanabileceği nektar ve polen kaynakları yeterli düzeyde olsa bile kolonilerin ek beslenmesi arı sütü üretimini artırıcı yatırımlardır.

Arı sütü üretimi Kraliçe arı ve Kraliçe arısı alınan kolonilerde yapılabilir. Bu yöntemle üretimin ekonomik olması için, transfer edilen larvalı yüksükler başlatıcı koloniler kullanılmadan bitirici kolonilere doğrudan verilir. Kraliçeli ve güçlü kolonilerde üretim yapılacak ise kraliçe arı, yavrulu ve yumurta bırakabilmesi için boş petekler ile kuluçkalığa (1. kata) bir ana arı ızgarası ile kapatılır; 2. kata genç ergin arılı, polenli, ballı petekler ile transfer edilen larvalı yüksükleri içeren taşıyıcı çerçeve yerleştirilir.

Ancak kraliçesi olmayan kolonilerde daha fazla arısütü üretimi söz konusudur. Arı sütü üretimine arıların ırkı, mevsim, nektar ve polen kaynakları, kolonilerin beslenmesi, transfer edilen larvaların yaşı, transfer sayısı, kolonilerin gücü, arısütü üreten işçi arıların sayısı ve salgı bezlerinin morfolojik yapısı gibi birçok etken etkili olmaktadır.

Aşılama yapılacak oda 30-35 °C sıcaklıkta ve %60-65 nemde olmalıdır. Önceden hazırlanan balmumlu veya plastik yüksüklere 1:1 oranında sulandırılmış arısütü+su karışımı damlatılır. Transfer için 12-24 saatlik larvaların bol olduğu bir petek, kolonilerden seçilerek transfer yapılır ve önceden hazırlanan bitirici koloniye verilir. Transferden 72 saat sonra, kolonilerden aşılama çerçeveleri alınır ve içindeki ana arı larvaları çıkartılarak arı sütleri küçük bir vakumlu pompa veya küçük çaplı üretimlerde spatul yardımıyla yüksüklerden hasat edilir. Elde edilen arı sütü naylon bir filtreden geçirilerek balmumu ve larva artıklarından temizlenmelidir.

Arısütü koyu renkli cam şişelere konulmalı, hava ile doğrudan temastan kaçınılmalı ve hemen soğutucuya konulmalıdır. Üretimde kullanılan tüm malzeme, ekipmanlar sıcak su veya saf alkolle dezenfekte edilmelidir. Laboratuvar mutlaka temiz tutulmalı, hasat işlemi güneş ışığı altında ve dışarıda yapılmamalıdır. Bu yöntemle ticari açıdan yüksük başına elde edilen arı sütü miktarı 200 mg dan az olmamalıdır. Tutma oranının az olması koloninin süt için isteksiz olduğunu veya koloninin hazırlanışında teknik hata yapıldığını gösterir. Bu nedenle arı sütü üretimi iyi bir organizasyon, zamanlama, teknik bilgi ve beceriyi gerektirmektedir

Arı Sütü Nasıl Tüketilir

Arı sütü besleyici özelliğiyle değil, varsayılan tedavi edici değerleri ve uyarıcı etkileri göz önüne alınarak tüketilmektedir. Arı sütünü tıbbi bir ürün olarak tanımlamak doğru değildir. Tüketiciler genellikle arı sütünü işlenmemiş, doğal ve hasat edildiği şekli ile pazarlanmasını tercih etmektedir. İşlenmemiş arı sütü en uygun olarak günde 250- 500 mg dozda, koyu cam şişelerde veya özel izotermal paketleme sistemi içeresinde pazarlanmaktadır.

Üreticiler arı sütünü küçük plastik kutular veya cam kavanozlar içinde paketleyerek satmaktadırlar. Bu tip paketlemede türünde arısütü iyi korunamamakta ve sorunlar yaşanabilmektedir. Ancak tüketicilerin işlenmemiş saf, taze arı sütü aldıklarından emin olabilmeleri için bu paketleme yöntemi avantajlı olmaktadır. Bu şekilde pazarlanan arı sütünü sıcaklığı depolama, taşıma ve satışı sırasında 50 C’den aşağıda tutulmalıdır.

Arı sütünün bal ile karışımı (%1-3 arısütü) en yaygın kullanım şeklidir. Balın arı sütünde herhangi bir değişime neden olmaması ve hazırlanmasında özel bir teknoloji gerektirmemesi bu kullanım şeklinin avantajlı yönleridir. Elde edilen karışım iyi bir tada ve her iki ürünün yararlı etkilerini koruyan özellikler taşımaktadır. Bu karışım buzdolabında saklanarak muhafaza edilmelidir. Bazı Avrupa ülkelerinde arısütü, benzer asitliğe sahip yoğurt ile zenginleştirilmiş besin olarak kullanılmaktadır. Yoğurt ve arısütü karışımı mutlaka buzdolabında saklanmalıdır.

Arısütü, ilaç benzeri formülasyonlarda genellikle uyarıcı etkisi ve özel sağlık sorunlarını giderici özelliği göz önüne alınarak kullanılmaktadır. Ancak bu tip kullanımların bilimsel açıklaması yapılamadığından dikkatli kullanılması gerekir. Arı sütü uzman bir hekim tarafından önerilmedikçe kesinlikle bu tür preparatlar tüketilmemelidir.

Arı Sütünün Kanıtlanmamış Yararları

  • İç Kullanım Tonik, fiziksel performansı uyarıcı etki.
  • İyi hafıza, öğrenme kapasitesi ve kendine güven.
  • Genel sağlık düzelmesi, cinsel istek ve performansın artması.
  • İştah artması. Anoreksi, nezle, iştah artması, kansızlık, kolesterol gibi durumlarda düzeltici etki.
  • Viral enfeksiyonlara karşı direncin artması.
  • Yüksek ve düşük kan basıncı damar sertliğinde müsait etki.
  • Kırışıklıklara karşı Deri yağ salgısının normalleşmesi

Arı Sütünün Yararları (Bilimsel Olarak Kanıtlanmış)

Günümüzde arısütü genellikle ağızdan alınmakta ve yiyeceklere katılarak kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalar arı sütünün antibiyotik etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Antibiyotik etki sıcaklığa bağlı olarak değişebilmekte ve uzun süreli veya yetersiz depolama koşullarında azalmaktadır. Antibiyotik etki Esherichia coli, Salmonella, Proteus, Bacillus subtilis ve S. Aureus mikroorganizmalarına karşı kanıtlanmıştır. Ayrıca Micrococcus pyrogenes’e karşı penisilinin gösterdiği etkinin 1/4’nü göstermiştir. Ayrıca arı sütünün antiviral etki gösterdiği kanıtlanmıştır. İnsanlar ve hayvanlar üzerinde arı sütünün etkileri genellikle ağız veya enjeksiyon yoluyla kullanılarak belirlenmektedir.

Arı Sütü Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlar

Arı sütünün besin, enjeksiyon ve tablet şeklinde kullanılmasında herhangi bir toksik etki gözlenmemiştir. Ancak bazen alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Potansiyel tüm alerjik maddelerde olduğu gibi arı sütü de tam dozda kullanılmadan önce birkaç gün küçük miktarda kullanımlarla denenmeli, allerjik reaksiyon ortaya çıktığında kullanımından vazgeçilmelidir.

Arı sütünün tedavi edici yönleri ve diğer etkileri kesin olarak kanıtlanmadığından dolayı satın alırken paketleme ve üretim tarihine dikkat edilmelidir. Doğal arı sütü olarak satılan birçok ürün içeriği, gerçek arısütü ile uyuşmamaktadır. Firmalar daha fazla para kazanmak için arısütü benzeri kimyasalları kullanıcılara pazarlayabilmektedir.