Dünyanın Yedi Harikası Nerededir ve İsimleri Nelerdir?

0
36

Dünyanın yedi harikası antik çağda Yunanlıların oluşturduğu 7 maddelik listedir. Dünyanın 7 harikası listesinin 7 maddeden oluşmasının nedeni o dönem bu sayının gizemli olarak kabul edilmiş olmasıdır. Benzer listeler daha sonra ortaçağda ve hatta günümüzde dahi yapılmıştır.

Dünyanın yedi harikası
Dünyanın yedi harikası

Dünyanın yedi harikası listesi ilk olarak MÖ 484-425 yılları arasında yaşamış tarihçi Heredot tarafından hazırlanmıştır. Ancak ne yazık ki Heredot’un listesi günümüze kadar ulaşmamıştır. Bildiğimiz ilk liste Bizanslı Filo tarafından MÖ 225’te hazırlamıştır. İlk defa dünyanın 7 harikası olarak kabul edilen yapıtlar şunlardır:

  • Giza’daki Büyük Piramit
  • Babil’in Asma Bahçeleri
  • Olimpia’daki Zeus Heykeli
  • Efes’teki Artemis Tapınağı
  • Halikarnas’taki Mausolus’un Anıt Mezarı
  • Rodos Heykeli
  • İskenderiye Feneri

Binlerce yıl önce yapılan bu mimarı eserler o dönem insanların mühendislik ve matematik konusunda ne derece ileride olduğu göstermektedir. Dünyanın yedi harikası arasında en eski yapı Mısır’daki Büyük Piramit’tir. Kaderin bir cilvesi mi bilinmez ancak günümüze kadar sadece o gelebilmiştir.

Giza’daki Büyük Piramit

Büyük piramit Kahire şehrinin hemen yanındaki çölde yer almaktadır. MÖ 2560 yıllarında Mısır Firavunu Kufu’ya mezar olması için yapımına başlanmıştır. Büyük piramit yapılan ilk piramit değildir. Daha önce ve daha sonra yaklaşık 40 piramit daha yapılmıştır ancak bu piramitlerin tamamı büyük piramitten küçüktür.

Giza’daki Büyük Piramit
Giza’daki Büyük Piramit

Firavun Kufu öldükten sonra büyük piramit içerisinde gizli bir odaya konulmuştur. Krallık öldükten sonra mezar olarak piramitlere gömülmesi daha eski bir gelenektir. Kare şeklinde bir tabana sahip olan Büyük Piramit’in bir kenarı 229 m’dir ve her biri 2 tondan daha ağır, yaklaşık iki milyon taş bloktan oluşur. Kullanılan bloklar o kadar fazladır ki bu kayalar ile Türkiye’nin etrafına 2 metre yüksekliğinde ve 30 cm genişliğinde bir sur örülebilir.

Bu muazzam büyüklükteki piramitin yapımı yaklaşık 20 yıl sürmüştür ancak o dönemki teknoloji ile nasıl yapıldığı halen bir gizem konusudur. Yapıldığı dönem 145,75 m yüksekliğinde olan Büyük Piramit, aradan geçen yıllar nedeni ile 10 metre kısalmıştır. Tüm olanlara rağmen 3800 yıl boyunca insanlık tarihindeki en yüksek yapı olma özelliğini korumuştur.

Babil’in Asma Bahçeleri

Dünya’nın 7 harikası arasında yer alan Babil’in Asma Bahçeleri, Bağdat şehrinin 90 km kadar güneyinde Fırat ırmağının kıyısında yer almıştır. Antik çağların yedi harikasından biri olan Asma Bahçeleri de burada yer almaktaydı. Asma bahçeleri Babil Kralı Nabukadnezar II’nin emriyle MÖ 600’lü yıllarda yapılmıştır.

Babil’in Asma Bahçeleri
Babil’in Asma Bahçeleri

Nabukadnezar II’nin  asma bahçelerini yapmaktaki amacı çok sevdiği eşi Amitis’i mutlu etmekti. Amitis bir Med’di ve doğdu Med ülkesi dağlık ve yeşillikti. Nabukadnezar II eşinin ülke özlemini bir nebze olsun dindirebilmek için ağaçlar ve bitkilerle donattığı Babil’in Asma Bahçeleri’ni yaptırdı. En azından yunan tarihinde geçen belgeler yapılışından bu şekilde bahsetmektedir.

Tarihte Babil’in Asma Bahçeleri’nden ilk defa Berossus adında Kaldeli bir rahip MÖ 4. yüzyılda bahsetmiştir.   Daha sonra onun betimlemeleri yunan tarihindeki belgelere geçmiştir. Gerçekte Yunanlılar tarafında hiç görülmemiş olan bahçeler, bu bölgede yapılan kazılarda bulunan tabletlerde de geçmemektedir.  Bu yüzden tarihçiler İskender’in ordusunun Mezopotamya’dan geçerken bu bahçeleri gördüklerini ve çok etkilendiklerini düşünmektedir. Daha sonra askerlerin anlattıklarını dinleyen Yunanlılar, duyduklarını abartarak aslında hiç var olmayan muhteşem bir yapı hayal etmiş olabilirler.

Babil’in Asma Bahçeleri günümüzde halen aranıyor.  Eğer gerçekten var olduğu kabul edilirse, bahçelerin MÖ 2. yüzyılda yaşanan depremler yüzünden yıkıldığı düşünülüyor.

Olimpia’daki Zeus Heykeli

Dünyanın yedi harikası arasında yer alan Zeus Heykeli, Yunanistan’ın batı kıyılarında Olimpia kentinde yapılmıştır. O dönem Zeus Yunanlılar en büyük tanrısı ve kralıydı ve Yunanlılar onun adına olimpiyatlar düzenlerlerdi.  Olimpiyat zamanında tüm devletler savaşları keser ve olimpiyatlara katılırlardı ve herkes Yunanlılara saygı duyardı.

Olimpia’daki Zeus Heykeli
Olimpia’daki Zeus Heykeli

MÖ 450 yılında yapılan Zeus Tapınağı’nın sıradan bir görüntüsü vardı. Bu yüzden o dönem tapınağın içerisine büyü bir Zeus Heykeli yapılması düşünüldü. Heykeli yapma görevini ise dönemin ünlü  heykeltraşı Fidiyas üstlendi. Fidiyas bu devasa heykeli yaklaşık 8 yılda tamamladı.

12 metre boyundaki Zeus Heykeli altın ve fildişi ile süslenmişti, oturduğu sedir ağıncan yapılan tahtada bu süslemeler kullanılmıştı. Zeus sağ elinde zafer tanrısı Nike’nin bir heykelini ve sol elinde ise ucuna bir kartal tünemiş asasını tutuyordu. Sandaletleri ve kıyafeti altından yapılmıştı. Ne yazık ki tapınan 426 yılında yıkıldı ancak dönemin zengin aileleri tarafından İstanbul’a getirildi. 462 yılında çıkan bir yangında heykel tamamen yok oldu ve günümüze gelmeyi başaramadı.

Efes’teki Artemis Tapınağı

İzmir’in Selçuk kasabasının yakınındaki Efes antik kentinde kurulan Artemis Tapınağı, yunan bereket tanrıçası Artemis adına yapılmıştır. Tapınak Lidya Kralı Krozüs’ün emriyle yapıldı. Aslında Artemis Tapınağı diğer tapınaklara yapı olarak benziyordu ancak onlardan daha büyüktü. Ayrıca Tapınağın etrafı dönemin heykeltıraşlarının gümüş, altın ve bronzdan yaptığı eserler ile süslenmişti.

Efes’teki Artemis Tapınağı
Efes’teki Artemis Tapınağı

Güzelliğinden ve ilgi çekici yapısından dolayı tapınak bir pazar yeri olarak da kullanılmaya başlandı. Yıllarca tüccarların buluştuğu ortak bir nokta oldu.  200 yıl boyunca ayakta duran bu yapıyı MÖ 356 yılında kendi ismini ölümsüzleştirmek isteyen Herostratus isminde bir deli yaktı. Bu olaydan sonra tapınak onarıldı ancak 401 yılında Hıristiyan haçlı askerleri tarafından yıktıktan sonra tekrar onarımı mümkün olmadı.

Halikarnas’taki Mausolus’un Anıt Mezarı

Büyük Piramit kadar büyük değilse de Kral Mausolus’un mezarı da oldukça büyüktü ve Halikarnas’a hakim bir noktada inşa edilmişti. Günümüzde kullandığımız  ‘mozole’ sözcüğünün kökeni de Kral Mausolus isminden gelmektedir.

Halikarnas’taki Mausolus’un Anıt Mezarı
Halikarnas’taki Mausolus’un Anıt Mezarı

O dönem Pers İmparatorluğu sınırlarını oldukça genişletmiş ve kendilerine bağlı birden fazla ufak devlet bulunuyordu.  Muğla ve Denizli çevresinde yer alan Karya Krallığı da bu devletlerden birisiydi. Bu küçük krallığı MÖ 377’den 353’e kadar Kral Mausolus yönetti ve anıt mezarın yapımını o başlattı. Mozole Kralın ölümünden ancak 3 yıl sonra (MÖ 351) tamamlanabildi ve 1600 yıl boyunca ayakta kaldı.

On beşinci yüzyılda ise her şey değişti.  St. John şövalyeleri Bodrum kalesinin yapımına başladı (1491) ve kale duvarlarını güçlendirmek için anıt mezarın taşlarını kullandı. Kale tamamlandığında ise anıt mezardan geriye hiç bir şey kalmamıştı. Bugün bodrum kalesi duvarlarında anıt mezarda kullanılan taşları görmek halen mümkün.

Rodos Heykeli

Rodos’ta bulunan bu büyük heykel de dünyanın yedi harikası arasında yer almaktadır. 32 metreden yüksek olan,  bronz ve demirden yapılan heykel o dönemin en büyük heykeli olmuştur. Yunan Tanrısı Helios için yapılan heykelin yapımına MÖ 294 yılında başlanmıştır ve yapımı 12 yıl sürmüştür.

Rodos Heykeli
Rodos Heykeli

Heykelde Güneş Tanrısı Helios, başından ışıklar çıkan bir erkek olarak betimlenmiştir. Helios sağ elinde büyük bir meşale tutmaktadır. Rodos Heykeli sadece 56 yıl boyunca yerinde kalabilmiştir. MÖ 226 yaşanan şiddetli deprem sırasında dizlerinde kırılarak devrilmiştir ve devrik haliyle 880 yıl boyunca yerinde kalmıştır. Daha sonra heykel demir ve bronzunun işlenmesi amacı ile bir tüccar tarafından satın alınmış ve parçalanmıştır.

İskenderiye Feneri

Büyük İskender’in ölümünden sonra ordu komutanlarından birisi olan Ptolemi Soter (Ptolemi I) Mısır’a egemen oldu. İskenderiye Feneri yapımına MÖ 290 yılında başlandı ancak komutan fenerin bitişini görmedi.

İskenderiye Feneri
İskenderiye Feneri

Fenerin yapımı 10 yıl sürdü. İskenderiye limanının girişindeki Faros adası üzerine yapılan deniz fenerinin yüksekliği yaklaşık olarak 110 metreydi. Fenerin yayadığı ışık ise yaklaşık 50 km uzaktan görülebiliyordu.  Üzerinde bulunduğu adadan dolayı Faros Denizfeneri olarak da isimlendirilmişti. Fenerin yapımından sonra faros sözcüğü de denizfeneri anlamında kullanılmaya başlandı. Yıllar boyunca geçekleşen depremler nedeni ile yavaş yavaş yıkıldı. Kalıntılarından ise bir hisar inşa edildi.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir