Hayalet Uçaklar | Hayalet Uçakları Düşürmek Mümkün Mü?

0
11

Hayalet uçaklar (stealth) sayesinde ABD hava kuvvetleri kendisini göklerin tartışmasız hâkimi sayıyordu. Ancak Kosova krizi nedeniyle Sırbistan’a karşı yapılan hava operasyonları sırasında Sırp füzelerinin bir F-117 hayalet uçağı düşürmesi, birkaç gün sonra da bir hayalet uçağı yaralaması, bu uçakların ne kadar görünmez olduğu konusunda kuşkular yarattı.

Hayalet uçaklar -  F-117 hayalet uçağı
Hayalet uçaklar – F-117 hayalet uçağı

Hayalet uçakların düşürülmesinde Sırp hava savunmasının akıllı taktikleri, ABD hava kuvvetlerinin aynı saldırı rotalarını kullanması da önemli bir rol oynadı. Uçakları görünmez yapmak ülkeler arasındaki teknoloji savaşında küçük bir yer tutuyor. Buna rağmen gelişen teknoloji ile birlikte ortaya çıkan yeni savunma sistemleri Amerikan Hava Kuvvetlerini hayalet uçakların gizlenebileceği konusunda yeni araştırmalar yapmaya itiyor.

Uçakları görünmez kılmanın başlıca yolu, radar vericileriyle gönderilen radyo dalgalarının, hedeften sekerek alıcı antene geri dönmesini engellemektir. Bunun için de, uçak gövde ve kanatları yumuşak kıvrımlarla ya da dik olmayan açılarla kesişen bir çok yüzeye sahip şekilde tasarlanarak, çarpan radar sinyallerinin sağa, sola, hatta yukarı saçılarak antene dönmemesi hedeflenir. Tüm bunların dışında,  radarlar sinyallerini yansıtan büyük kuyruk kanatları, dikey yüzeyler, hatta dışarıda taşınan bomba, yakıt tankı gibi dış donanımdan da vazgeçmek gerekmektedir.  

Ayrıca Hayalet uçaklar üzerinde radar sinyallerini soğurmak için geliştirilmiş ve mikroskopik kürelerden oluşan özel boyalar kullanılmaktadır. Son olarak kızılötesi algılayıcıların kolaylıkla saptayabileceği sıcak uçak motorlarının ve yakıt artığı gazların saklanması amacıyla uçağın motorları gövde içerisine veya üzerinde saklanır.

Hayalet Uçakları Düşürmek

Bütün bunlara karşın, hayalet uçaklar radarlara karşı tümüyle görünmez değil. Hayalet uçaklar ancak pilotun izleyici radarın elektronik yankısını duyup rota değiştirdiğinde ya da tırmandığında, her yöne saçılan radar yankılarından bazılarının hava savunma antenine düşmesiyle belirlenebiliyor. Ekranda bu küçücük saçılımı görmek, üstelik yönünü, hızını yüksekliğini saptamak ise gerçekten çok zor.

Hayalet uçaklar başka bir yöntem ile de tespit edilebilir. Bu Yöntem ise radar vericisiyle alıcısını ayrı ayrı noktalara yerleştirmek, böylece uçak yüzeyinden saçılan sinyaller daha kolay yakalanabilir. Ancak savaş koşullarında bu iki radar arasındaki senkronizasyonu sağlamak bir hayli zor.

Radar-uçak savaşının ortaya çıkardığı şaşırtıcı bir gerçek ise, 1930’lu yıllarda yapılmış olan ve metre üzerinde radyo dalgaları gönderen radarların, hayalet uçakları daha iyi belirlemeleri. Bunun Nedeni ise uçaklar üzerindeki kuyruk vb. yüzeylerin, bir anten görevi yapıp bu sinyalleri önce soğurup sonra yeniden yayımlamaları. Ancak bu sistemin dezavantajı belirlenen hedefi 50 m2 veya daha fazla bir alan olarak göstermesi.  Bu nedenle hedefe isabetli bir atış yapma bir hayli zor.

Bütün bunları göz önünde tutan Amerikan silah tasarımcıları, şimdi çok bantlı (cm ve m dalga boylu) radarlar üretmeyi, hatta bunları uzaya yerleştirmeyi planlıyorlar. Uzaya radar yerleştirmenin altındaki temel fikir hayalet uçak ve füzelerinin, yerdeki gözlerden saklanabilmek için geliştirilmiş olmaları. Ancak burada da sorun var. Çünkü uzun dalga boylu radarlar, genellikle FM radyo istasyonları, cep telefonları, uçak ve gemilerin yön bulma sistemleriyle aynı bantları paylaşıyor. Düşman hayalet uçakları bu fon gürültü içinde rahatlıkla saklanabiliyor. Ama bu kamuflaj, yakında ortadan kalkacak gibi.

Lockheed-Martin Havacılık Şirketi araştırmacılarının, üzerinde 15 yıl çalıştıktan sonra geliştirdikleri Silent Sentry (Sessiz Nöbetçi) adlı sistem, hayalet uçakları avlamak için, onların içine sığındıkları fon gürültüsünden yararlanıyor. Hayalet Uçaklar havadaki bu müzik, konuşma, veri iletiminden oluşan “elektronik çorba”nın içinden geçerken, küçük yankılar bırakıyorlar. Sıradan radyo vericileri ve güçlü paralel işlemcilere sahip bilgisayarlar kullanan hava savunma kuvvetleri, yankıların geliş açısı, farklı geliş süreleri ve doppler kaymalarını hesaplayarak uçakların yerini ve rotasını belirleyebiliyorlar.

Baltimore-Washington havaalanında yapılan bir deneyde Lockheed Martin araştırmacıları190 kilometre uzaktaki 10 m2 lik bir hedefi rahatlıkla izleyebilmişler. Teknoloji savaşlarında kimin üstün olacağı öngörülemese de, tüm bu gelişmelerin insanlık için olumlu olduğu söylenebilir.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir