1940’ta Polonya, hem Almanya’nın hem de Sovyetler Birliği’nin askeri saldırganlığı arasında kaldı. Sovyetler Birliği İkinci, Dünya Savaşı sırasında Katyn Katliamı olarak bilinen ve 22.000 Polonyalının vahşice katledildiği bir skandala neden oldu.

Katyn Katliamı | İkinci Dünya Savaşı Suçları
Katyn Katliamı | İkinci Dünya Savaşı Suçları

Katyn Ormanı Katliamı 70 yıl boyunca Rusya-Polonya ilişkilerini şekillendirdi ve o dönem yaşananlar halen şok edici olmaya devam ediyor.

Katyn Katliamı | Emir Büyük Yerden

Polonya 1939’da Almanya ve Sovyetler Birliği arasında bölündükten sonra, askerlik hizmeti için uygun olmayan yerli halkın çoğu (kadınlar, çocuklar ve yaşlılar gibi) Sovyet İmparatorluğu’nun iç bölgelerine gönderildi. Fakat ülkelerinde kalan Polonyalılar çok daha acı kader ile karşılaştı.

Bu kurbanlar arasında Polonyalı subaylar ve politikacılar ve toprak sahipleri de dahil olmak üzere Sovyetler Birliği’nin siyasi düşmanları, aydınlar ve yazar, profesör, mühendis ve avukat gibi profesyoneller vardı.

5 Mart 1940’ta Stalin, bu geriye kalan Polonyalıların 21,857’sinin vurularak öldürülmesini emretti. Toplamda, 14.700 Polonyalı asker ve 11.000 Polonyalı üst düzey sivil, belirlenen üç yerden birinde öldürülmek üzere toplandı: Katyn, Tver ve Kharkiv hapishanesi.

Katyn Katliamı - Emir Belgesi
Katyn Katliamı – Emir Belgesi

Buldozerler, Nisan ve Mayıs aylarında Katyn’de öldürülen binlerce insan için toplu mezar kazmak zorunda kaldı. Bu arada, Tver’de erkekler ses geçirmez bir odada tek tek vuruldu ve vücutları dışarıdaki bir kamyona atıldı. Erkeklerin elleri tellerle sırtlarının arkasına bağlanmış ve daha sonra başlarının arkasından vurulmuştur.

Katyn Katliamı
Olay yerinde çekilen bu fotoğrafta elleri arkadan bağlanan bir esir görünmektedir.

Stalin’in emrini en iyi yerine getiren Vasili Mihailoviç Blokhin, 28 günde 6 bin kişiyi öldürdüğünü söylenmektedir.

Nazi Birliklerinin Kefşi

Katin katliamında öldürülen 22.000 Polonyalıların kaderi, Nazi birliklerinin ormandaki toplu mezarları bulmasıyla 1943 yılında keşfedildi. 1941’de, Polonya hükümeti, Nazilere karşı birlikte mücadele etmek için Sovyetler Birliği’ne katılmayı kabul etmişti; bu noktada Polonyalılar, Katyn’de serbest bırakıldıklarına inandıkları askeri subayların Naziler tarafından hapsedildiklerini düşünüyorlardı. Gerçeği itiraf etmek istemeyen Sovyetler Birliği, bu adamların hiçbir yerde bulunamadığını ve muhtemelen Mançurya’ya kaçtıklarını iddia etti.

Ancak 13 Nisan 1943’te Almanlar, Katyn Ormanında yapılan katliamı keşfetti. Bu keşfi, Polonya’nın Sovyetler birliğine karşı cephe almasını sağlamak için kullanabileceğini düşündü.

Polonya hükümetinden temsilciler katliamın gerçekleştiği bölgeye gitti ve Sovyetlerin gerçekten sorumlu olduğunu belirledi, ancak ABD ve İngiliz yetkililer Sovyetleri Nazilere karşı bir müttefik olarak kaybetme riskini almak istemediler. Böylece Polonya, Katyn katliamı için Almanya’yı suçlamayı kabul etti. Hatta Sovyet Hükümeti, Katyn katliamını cesur bir şekilde, Nürnberg duruşmalarında ‘Savaş sırasında işlenen Nazi vahşetleri’ listesine bile ekledi.

Albay John H. Van Vliet, 1943’te Sovyetler tarafından işlenen zulümlerin ardından şahitlik etmek için Naziler tarafından Katyn’e götürüldü. Van Vliet resmi raporunda şöyle yazdı: “Çürüyen insanların korkunç kokusu her yerdeydi. Cesetlerin birçoğu mezarlardan taşmıştı. ”

Van Vliet, bu toplu mezardaki cesetlerin gerçekten Polonyalı subaylar olduğunu anladı. Ancak Müttefik güçler, SSCB’nin çöküşüne kadar yaşananları göz ardı etti.

2012 yılında Avrupa Birliği İnsan Hakları Mahkemesi’nin Katyn’de yaşanan katliamın savaş suçu olduğuna ve Sovyetler tarafından işlendiğine karar verdi. Katyn katliamı, Rusya ve Polonya arasında yıllardır açıkta duran bir yara gibi iltihaplandı.