Sarah Joe isimli tekne ile balık tutmak için açılan beş arkadaş denizde kaybolur. Kaybolanlardan birisi olaydan yıllar sonra başka bir adada bulunur fakat kaybolanın bulunması çözümden çok yeni sorulara sebep olacaktır.

Sarah Joe

Sarah Joe gizemi, 11 Şubat 1979’da, bir arkadaş grubunun, Sarah Joe adlı bir tekne denize açılmasıyla başlamıştır. Bu mütevazı tekne 17 metre uzunluğunda ve 85 beygir gücünde bir motora sahipti ve deniz yolculuğu için her şeye sahipti. Tekne, Hawaii’nin Maui adasındaki Hana kentinden denize açıldığında, hava koşulları mükemmel denecek kadar iyiydi. Neredeyse hiç rüzgar yoktu ve deniz cam kadar berraktı. Açıldıktan sadece iki saat sonra hava durumu kötüleşti. Teknedeki hiç kimse açılmadan önce hava durumuna bakmamış sadece ufku gözlemlemişti. Bu amatör denizcilerin kısa süreli yolculuklar için yaptığı tipik bir eylemdir.

Eğer hava durumuna baksalardı adaya doğru yaklaşan tropikal fırtınan farkına varmış olabilirlerdi. Adada bulunan kasabayı bile yerle bir eden bir fırtınanın denizdekilere merhamet gösterdiği düşünülemezdi. Bu denli bir fırtınanın tekneyi kağıt parçası gibi fırlatması muhtemeldi. Limana geri dönebilen tekneler dalgaların 15 ile 20 ara arasında olduğunu bildiriyordu. Sarah Joe’da limana geri dönmemişti. Teknede bulunanların yakınları hava durumuna rağmen sahilde çevresinde yakınlarından bir iz aradılar. Hava koşulları iyileşene kadar bundan daha iyisini de yapamazlardı.

Sarah Joe Nerede?

Sarah Joe’nun kaybolması ile büyük bir arama –kurtarma çalışması başlatıldı. Kaybolduktan sonraki gün, Sahil Güvenlik tekneyi aramaya başladı. Zamanla büyük bir gemi, iki tekne ve bir uçak filosuna arama çalışmalarına katıldı. Beş gün süresince 70.000 kilometrekarelik bir alanda arama yapıldı, ancak beş kişi veya tekneden hiçbir iz bulunamadı. Araştırmacıların yaşadığı asıl sorun, grubun hangi yöne gittiğini ya da nerede olduklarını kimsenin bilmemesiydi. Uzmanlar, olaydan bir hafta sonra Sarah Joe’nun gemidekilerle birlikte battığını kanaatine vardı ve aramayı durdurdu.

Kaybolanların yakınlar kendi imkanları ile üç hafta daha denizde arama çalışması yaptılar. Ümit ettikleri şey teknenin uzak bir adada kıyıya vurmuş olma olasılığıydı. Aşağıda isimleri belirtilen beş kişiden hiçbir iz bulunamadı. Yasal olarak öldükleri kabul edilip cenaze törenleri düzenlendi.
Scott Moorman, 27
Benjamin Kalama, 38
Peter Hanchett, 31
Patrick Woessner, 26
Ralph Malaiakini, 27

Sarah Joe

Sarah Joe’nun Gizemi

Olaydan on yıl sonra vahşi yaşama koruma görevlileri Taongi atoll adlı bir ada yakınlarında rutin çalışmalar yapıyordu.

10 Eylül 1988’de, biyolog John Naughton kendini bu gizemin ortasında buldu. Taongi atoll’da çalışırken, kıyı şeridinde terk edilmiş bir fiberglas tekne parçasına rastladı. Teknenin sadece bir kısmı karaya vurmuştu. Ancak Hawaii Adasından geldiği tespit edilebiliyordu. Yapılan araştırmalar sonucunda, Naughton’un Sarah Joe’ya ait olan bir parçayı bulduğu ortaya çıktı.

Ancak bu keşif beraberinde bir çok soruyu da yanında getirdi. Teknenin içinde veya çevresinde hiçbir şey yoktu.. Naughton ve ekibi daha sonra çevreyi araştırmaya başladı. Teknenin yüz metre yakınında yeni bir şey keşfettiler. Dar bir mağaranın girişinde dalgaların karaya attığı odunlardan yapılmış bir mezar buldular. Ayrıca, mağaranın girişten dışarıda olan bir çene kemiği ve kiremit taşları vardı.

Mezarı daha yakından incelediklerinde, iskeletin üzerine duran boş kağıt parçaları gördüler.. Her bir kâğıt üst üste konmuş ve dağınık bir kitap izlenimi veriyordu. Araştırma ekibi mezarın daha fazla kazılmasının saygısızlık olabileceğine karar verdi. Bu nedenle incelemelerine devam etmediler.

Kanıtlar ne diyor?

Kalıntıları araştıran müfettişler çeneyi test için bir adli tıp laboratuarına yolladılar. Sonuçlar, kalıntıların Scott Moorman’a ait olduğunu ortaya koydu. Mezarın ötesinde bulunan diğer birkaç küçük kemik de Moorman’la eşleşti. Adada bundan başka hiçbir şey bulunamadı.. Moorman ve tekne parçasının bölgeye şans eseri sürüklendiği düşünülüyor. Peki ya kalan dört kişi? Onlardan hiçbir iz bulunamadı. Bu ise şu soruya neden oluyor; Öyleyse Moorman’ı kim gömdü?

Akla yatkın teorilerden birisi kaçak balık avlayan denizcilerin şans eseri bu adada Moorman’ın cesedini bulmuş olabileceği ihtimaldir. Kaçak olarak avlandıkları için buldukları cesedi rapor etmediler ve kendi geleneklerine göre bir cenaze töreni yaptılar. Peki, geri kalanlar? Muhtemelen geri kalanların hepsi fırtınada öldü. Scott Moorman ise yanında hiçbir teçhizat yiyecek veya içecek olmadan bu ufak adada mahsur kaldı ve sonunda öldü.

Son olarak, Sarah Joe’nun gizeminde tüm bunlardan daha fazlası mevcut. Sarah Joe teknesi kıyı için tasarlanmıştı ve pek dayanıklı değildi. Tüm bunlara rağmen bir parçası binlerce kilometre uzaktaki bir adaya ulaşmayı başardı. Araştırmacılar, Hawaii ile Marshall Adaları arasındaki sürüklenme süresinin üç ay olacağını düşünüyor. Yani fırtınadan yaklaşık üç ay sonra tekne akıntı ile Taongi atoll adasına gelmiş olacaktı.
John Naughton bu keşiften dört yıl önce de bu adaya gelmişti fakat ne bir tekne parçası nede bir mezar ile karşılaştı.

Öyleyse, 11 Şubat 1979 ve 1984 arasında tekne neredeydi? Scott Moorman bu tarihler arasında hayatta olabilir miydi? Sarah Joe’nun gizemi halen çözülmüş değil.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here